IoT ile uzaktan izleme, makine, depo ya da tesislere takılan sensörlerin ölçtüğü veriyi bir ağ üzerinden merkezi bir platforma taşımak, panelde göstermek ve bir değer sınırı aştığında ilgili kişiye haber vermektir. Sistem; sensörler, ağ geçidi, bağlantı, mesajlaşma protokolü, veri platformu ve panelden oluşur. Başlamak için büyük bir dönüşüm projesi gerekmez: tek bir ölçülebilir soruyla kurulan küçük bir pilot çoğu zaman en sağlıklı yoldur.

Uzaktan izleme sistemi hangi parçalardan oluşur?

Her projede aynı yapı taşları farklı oranlarda bulunur. Aşağıdaki tablo, bir sıcaklık sensöründen telefonunuza düşen bildirime kadar olan yolu özetliyor.

KatmanNe yapar?Örnek
Sensör ve cihazFiziksel bir büyüklüğü ölçerSıcaklık, akım, seviye ya da titreşim sensörü; PLC
Ağ geçidi (gateway)Sahadaki cihazları toplayıp merkeze bağlar, gerektiğinde veriyi geçici olarak saklarEndüstriyel mini bilgisayar, LoRaWAN gateway
BağlantıVeriyi sahadan internete ya da kurum ağına taşırWi-Fi, Ethernet, LTE-M, NB-IoT, LoRaWAN
MesajlaşmaCihaz ile platform arasındaki ortak dildirMQTT
Veri platformuVeriyi zaman damgasıyla saklar, kuralları işletirZaman serisi veritabanı, kural motoru
Panel ve uyarılarDurumu gösterir, sınır aşılınca haber verirWeb paneli, mobil bildirim, e-posta
Uzaktan komutPlatformdan cihaza talimat gönderirPompayı durdurmak, bir ayarı değiştirmek
IoT uzaktan izleme mimarisi: sensör ve cihazlar, ağ geçidi, bağlantı, MQTT, veri platformu ve panel; komutlar ters yönde ilerler.
Ölçüm sahadan panele akar; uzaktan komutlar aynı yolu ters yönde izler.

Sensörlerin çoğu doğrudan internete çıkmaz. Kablolu ya da kısa menzilli kablosuz bağlantıyla bir ağ geçidine bağlanır; ağ geçidi de veriyi düzenleyip merkeze iletir. Mevcut makinelerde veri çoğu zaman zaten vardır: PLC’ler ve enerji analizörleri endüstriyel protokollerle okunabilir, yani her ölçüm için yeni sensör almanız gerekmez.

Panel tarafında sık yapılan hata, her şeyi aynı anda göstermeye çalışmaktır. İyi bir panel önce “şu an bir sorun var mı?” sorusunu cevaplar; ayrıntılar ve geçmiş grafikler bir tık arkada durur. Uzaktan komut ise izlemeden daha fazla dikkat ister: kimin hangi komutu gönderebileceği, komutun cihaza ulaşıp ulaşmadığının nasıl doğrulanacağı ve işlemin geri alınıp alınamayacağı baştan tanımlanmalıdır.

Bağlantı seçenekleri: Wi-Fi, LTE-M, NB-IoT ve LoRaWAN

Doğru bağlantı; cihazın nerede durduğuna, ne sıklıkla ne kadar veri gönderdiğine ve pille mi şebekeyle mi beslendiğine göre seçilir.

Wi-Fi, binada güçlü bir kablosuz ağ varsa en hızlı başlangıçtır ve yüksek veri hızına izin verir. Buna karşılık pille çalışan cihazlar için enerji tüketimi görece yüksektir, kapsama bina içiyle sınırlıdır ve cihazlar kurum ağına bağlandığı için kurulumun BT ekibiyle birlikte planlanması gerekir.

LTE-M ve NB-IoT, 3GPP’nin nesnelerin interneti için standartlaştırdığı ve mobil operatörlerin lisanslı frekanslarında çalışan hücresel teknolojilerdir. 3GPP’nin açıklamasına göre LTE-M, NB-IoT’ye göre daha düşük gecikme ve daha yüksek veri hızı sunar, IP üzerinden ses gibi hizmetleri de destekleyebilir. NB-IoT ise 200 kHz’e kadar daralabilen dar bir bantta, çok düşük cihaz karmaşıklığıyla çalışır. Kabaca, daha sık veri gönderen ya da gecikmenin önemli olduğu cihazlarda LTE-M, sabit duran ve seyrek küçük paketler gönderen sayaç türü cihazlarda NB-IoT öne çıkar. Karar vermeden önce operatörünüzün bu hizmeti sahanızda sunup sunmadığını kontrol edin.

LoRaWAN, lisans gerektirmeyen frekans bantlarında çalışan bir düşük güçlü geniş alan ağı (LPWAN) spesifikasyonudur. LoRa Alliance kırsal alanda 15 km’ye varan menzilden ve uygun senaryolarda pil değiştirmeden 10 yılı aşan kullanımdan söz ediyor; aynı kaynak teknolojinin düşük bant genişliği gerektiren, seyrek veri gönderimine uygun olduğunu da belirtiyor. Kendi gateway’inizi kurarak geniş bir sahayı, örneğin bir tesis yerleşkesini ya da tarım arazisini operatöre bağlı kalmadan kapsayabilirsiniz; ancak ağın işletmesi de sizin sorumluluğunuza geçer.

KonuWi-FiLTE-MNB-IoTLoRaWAN
FrekansLisanssızLisanslı (operatör)Lisanslı (operatör)Lisanssız
Veri hızıYüksekOrtaDüşükÇok düşük
AltyapıKurum ağıOperatör şebekesiOperatör şebekesiKendi gateway’iniz ya da ağ sağlayıcı
Uygun olduğu durumBina içi, şebekeye bağlı cihazlarSık veri, düşük gecikmeSeyrek veri, sabit cihazGeniş saha, pille çalışan sensörler

Tablodaki değerler göreli bir karşılaştırmadır. Gerçek menzil ve pil ömrü; gönderim sıklığına, binanın yapısına ve anten yerleşimine göre ciddi biçimde değişir. Emin değilseniz sahada birkaç cihazla kapsama testi yapmak en güvenilir yoldur.

MQTT ve bağlantı kopmasına dayanıklı tasarım

MQTT, OASIS tarafından standartlaştırılmış, IoT için tasarlanmış hafif bir yayınla/abone ol (publish/subscribe) mesajlaşma protokolüdür. Cihazlar ölçümlerini “tesis1/sogukoda/sicaklik” gibi konu başlıklarına (topic) yayınlar; aracı sunucu (broker) bu mesajları o konuya abone olan panele, veritabanına ya da kural motoruna dağıtır. Böylece cihazın veriyi kimin kullandığını bilmesi gerekmez ve yeni bir tüketici eklemek cihazda değişiklik gerektirmez. Aynı yapı ters yönde de çalışır; platformdan cihaza komut göndermek için ayrı bir kanal kurmanız gerekmez.

Sahadaki bağlantı er ya da geç kopar: operatör kesintisi, elektrik arızası, bodrumdaki zayıf sinyal. Sistemi buna göre tasarlamak için şu ilkeler işe yarar:

  • Veriyi kaynağında zaman damgasıyla saklayın. Cihaz ya da ağ geçidi, bağlantı yokken ölçümleri yerel olarak tutmalı ve bağlantı gelince sırayla göndermelidir. Zaman damgası ölçüm anında atanırsa geç gelen veri de grafikte doğru yere oturur.
  • Teslim seviyesini bilinçli seçin. MQTT 5.0 spesifikasyonu üç hizmet kalitesi (QoS) seviyesi tanımlar: en fazla bir kez (mesaj kaybolabilir), en az bir kez (mesaj tekrar gelebilir) ve tam bir kez. Ölçüm verisi için çoğu zaman “en az bir kez” yeterlidir; bu durumda platformun tekrar gelen mesajı ayıklaması gerekir.
  • Sessizliği de bir olay sayın. MQTT’deki “will” mesajı, bağlantı beklenmedik biçimde koptuğunda aracı sunucunun “bu cihaz çevrimdışı” bilgisini sizin yerinize yayınlamasını sağlar. Belirli bir süre veri gelmemesi ayrı bir alarm olmalıdır; aksi halde panelde “sorun yok” ile “veri gelmiyor” aynı görünür.
  • Yerel işlev sürsün. Kritik bir kontrol, örneğin pompanın seviye sensörüne göre durması, bulut bağlantısına bağlı olmamalıdır. Avrupa standardı ETSI EN 303 645 de cihazların ağ erişimi kaybolduğunda yerel olarak çalışmaya devam etmesini ve elektrik geri geldiğinde düzgün biçimde toparlanmasını önerir.

Güvenliğin temelleri

Uzaktan izleme, sahadaki cihazları ağa bağladığı için yeni bir saldırı yüzeyi açar. ETSI EN 303 645 tüketici cihazları için yazılmış olsa da maddeleri işletme projelerinde de iyi bir kontrol listesidir: evrensel varsayılan parola kullanmamak, yazılımı güncel tutmak, güvenli iletişim kurmak ve dışa açık saldırı yüzeyini en aza indirmek bunların başında gelir. NIST’in IoT cihazları için tanımladığı temel yetenekler de cihazın benzersiz biçimde tanımlanabilmesini, sakladığı ve gönderdiği veriyi koruyabilmesini ve yazılımının yalnızca yetkili kişilerce, güvenli bir yolla güncellenebilmesini içerir. Pratikte bu şu anlama gelir:

  1. Her cihazın kendi kimliği olsun. Tüm cihazlarda aynı kullanıcı adı ve parola yerine cihaza özel kimlik bilgisi ya da sertifika kullanın. Bir cihaz ele geçirilirse yalnızca onu iptal edersiniz.
  2. İletişimi şifreleyin. MQTT trafiği TLS ile korunmalıdır; MQTT spesifikasyonu TLS kullanan sunucular için 8883 numaralı portu önerir.
  3. Yetkiyi daraltın. Bir cihaz yalnızca kendi konu başlıklarına yazabilmeli, komut kanalına yalnızca yetkili kullanıcılar erişebilmelidir.
  4. Güncelleme yolunu baştan planlayın. Sahaya dağılmış cihazlara tek tek gidemezsiniz. Uzaktan ve doğrulanmış yazılım güncellemesi ilk sürümde hazır olmalıdır.
  5. Cihazları dışarıdan erişime açmayın. Cihazlar dışarıdan bağlantı kabul etmek yerine aracı sunucuya kendileri bağlanmalıdır.

Endüstriyel kontrol sistemlerine dokunan projelerde ağ ayrımı ve uzaktan erişim daha da önem kazanır; bu konuları endüstriyel ağlarda siber güvenlik yazımızda ayrıntılı anlattık.

Küçük başlayın: tek bir ölçülebilir senaryo

Uzaktan izleme projeleri en çok “her şeyi bağlayalım” diye başladığında zorlanır. Daha sağlıklı yol, tek bir soruyla başlayıp sonucunu ölçmektir:

  1. Soruyu yazın. “Soğuk odanın sıcaklığı gece belirlediğimiz sınırı aşıyor mu?” gibi tek cümlelik, cevabı ölçülebilir bir soru seçin.
  2. Başarıyı tanımlayın. Pilotun sonunda neye bakacağınızı baştan yazın: fark edilen sapma sayısı, boşa giden kontrol ziyaretleri ya da tüketimdeki değişim.
  3. Az sayıda cihazla kurun. Bir hat, bir depo ya da birkaç tank yeterlidir. Bağlantı ve kurulum sorunları bu aşamada ucuza ortaya çıkar.
  4. Uyarının kime gideceğini belirleyin. Alarm gece kime düşecek, o kişi ne yapacak? Bu sorunun cevabı yoksa sistem panelde iyi görünür ama işe yaramaz.
  5. Değerlendirip genişletin. Pilot soruyu cevapladıysa aynı altyapıya yeni sensörler ve senaryolar eklemek kolaylaşır.

Başlangıç için iyi aday olan senaryolardan bazıları:

SenaryoNe ölçülür?Ne sağlar?
Enerji tüketimiHat, makine ya da bina bazında elektrik tüketimiBoşta çalışan makineleri ve mesai dışı tüketimi görünür kılar
Soğuk zincirSoğuk oda, dolap ya da araç içi sıcaklıkSınır aşımında anında haber verir, sıcaklık kaydını otomatik tutar
Su deposu seviyesiTank seviyesi, pompa durumuBoşalma ve taşmayı önler, yerinde kontrol ihtiyacını azaltır
Makine durumuÇalışma/duruş bilgisi, akım, sıcaklıkDuruşları ve sürelerini kayıt altına alır

Makine durumu verisi zamanla kestirimci bakım için de temel oluşturur. Bu tür verinin yapay zekayla nasıl değerlendirildiğini Endüstri 4.0 ve yapay zeka yazımızda ele aldık.

Sık sorulan sorular

Mevcut makinelerimizi sisteme bağlayabilir miyiz?

Çoğu durumda evet. Önce makinenin veriyi nasıl sunduğuna bakılır: bir endüstriyel protokol, seri bağlantı ya da üreticinin API’si. Makine hiç veri vermiyorsa, makineye dokunmadan dışarıdan akım, sıcaklık ya da titreşim sensörü eklemek de bir seçenektir.

Hangi bağlantı teknolojisini seçmeliyiz?

Cihazın konumu, güç kaynağı ve veri gönderme sıklığı belirleyicidir. Bina içinde ve şebekeye bağlı cihazlarda Wi-Fi ya da Ethernet yeterli olabilir. Geniş bir alana dağılmış, pille çalışan sensörlerde LoRaWAN ya da NB-IoT, daha sık veri gönderen cihazlarda LTE-M değerlendirilir.

Veriyi bulutta mı, kendi sunucumuzda mı tutmalıyız?

İkisi de mümkündür. Bulut hızlı başlangıç ve kolay ölçekleme sağlar; kendi sunucunuz ise verinin tesis dışına çıkmaması gereken durumlarda tercih edilir. Kararı verinin hassasiyeti, BT ekibinizin kapasitesi ve tabi olduğunuz mevzuat belirler.

Sonuç

IoT ile uzaktan izleme; sensörleri, bağlantıyı, MQTT gibi bir mesajlaşma katmanını, veri platformunu ve paneli bir araya getiren bir sistemdir. Bağlantı kopmasını ve güvenliği baştan hesaba katmak, sonradan eklemekten çok daha kolaydır. Başlangıç için tek bir ölçülebilir soruyla kurulan küçük bir pilot çoğu zaman yeterlidir.

Sensörlerden ve sahadaki cihazlardan gelen veriyi toplayan, uzaktan izleme ve kontrolü mümkün kılan yazılımlar geliştiriyoruz. Aklınızda bir senaryo varsa akıllı şehir ve IoT ya da varlık yönetimi sayfalarımıza göz atabilir veya bize yazabilirsiniz; isterseniz birlikte bakalım.